Kendinize Gelin Beyler! Slogan Atıyoruz Burada

 

Kendinize Gelin Beyler!

Slogan Atıyoruz Burada

İçinde bulunduğumuz ahval ve şerait içerisinde bütün insanlık gibi bizde ciddi bir buhran ve bunalıma düçar olduk. İlmimiz fikir, fikrimiz aksiyon üretemez hale geldi. Bu üçünü kayıp mı ettik yoksa zaten yok muydu bilinmez. Herkes burada kendince bir fikir ortaya atabilir tabii ki. Ancak benim müşahede ettiğim kadarıyla içinde bulunduğumuz gelenek daha çok hamasetten, slogandan besleniyor. Yapılan fiillerin ve söylenen sözlerin bir yere denk geldiğine ve makul çerçeveler içerisinde olduğunu gördüğüm ya hiçtir ya da çok uzun zaman olmuştur diye düşünüyorum. Yani hepimiz bir şeyler söylüyoruz ancak bunun mahiyeti ve neticesi hakkında bir fikre veya bir bilgiye sahip miyiz? Bence değiliz. Çoğumuz iş olsun diye bunu yapıyor.

Peki ya bu durum karşısında nasıl bir aksiyon geliştirmemiz lazım? Herkesin bildiği ezber cevaplar verilebilir bu soruya. Onun için cevaplandırmaya kıymet bulmuyorum. Hepimiz yazıp çiziyoruz. Sabah akşam birbirimize akıl veriyoruz. Sanki din yeni indi ve biz bunların hiç birini bilmiyormuşuz gibi rol yapıyoruz. Oysa hepimiz her şeyin farkındayız. Kimisi göz ardı ediyor kimisi ise oynadığı rolden memnun. Perde kapatıp oyun bittiğinde ne yapacağız diye her hangi bir derdimiz de yok. Keyfimiz gıcır anlayacağınız.

Rahatınızı kaçırmaya geldik diyenlerin rahatı bozulmasın diye rahatımıza göz diktiklerinin farkında değilmişiz gibi yapmak bana onursuzca geliyor. Bunca onursuzluk içerisinde de nasıl bir mevki belirleyeceğiz kendimize meçhul-müş gibi zannetmemiz isteniyor bizden. Ve biz de zannediyoruz. Nede olsa meçhul zannı bizlere arkasına saklanacağımız güzel bir sığınak oluyor. Hangimiz sığınağından çıkmak ister? Hiç birimiz istemiyoruz. Ancak vicdanımızı rahatlatacak bir şey lazım bize. Bir şeyler yapıyormuş gibi gözüküp vicdanımızı rahatlatabiliriz mesela. Bunun için hemen bir araya gelip sağı solu kınayabiliriz. Veya sloganlar atarız mesela. Kusursuzmuşçasına herkesin kusurlarını eleştirerek de rahatlayabiliriz. Hiçbir sorumluluk altına girmeden yapacağımız her fiille de rahatlamak mümkün.

İşin içerisine ahireti dahil etmediğimiz zaman her şey mümkün. Ancak ahireti dahil ettiğimiz zaman birbirimizi kandırdığımız gibi kandıramayacağımız bir kudretin varlığını bilip ona hesap vereceğimize iman ettiğimizde artık her şey daha demin olduğu gibi mümkün olmuyor. Fiil ve düşüncelerimize Allah’ı dahil etmemiz lazım. Yoksa daha çok kanmaya ve kandırmaya devam ederiz. Kendi aleyhimizde bulunmak ancak bizim zararımıza. Başkalarının rahatını bozmaktan önce azıcık kendi rahatlarımızı bozalım. Kusursuzmuşuz gibi herkesi yargılamayı bırakıp kendi kusurlarımızı görelim. Meydanlarda slogan atmak güzel ancak bakalım o sloganlar bizim hayatımızda ne kadar yer edinmişler. Eğer bu yazdıklarım yazı olarak kalırsa bunlar da birer slogan olmuş olur. Peki ya bu sloganlar kime ne fayda verir? Müslümanlara veya herhangi bir insana müspet bir fayda vermeyeceği kesin.

Kahrolsun kahrolması gereken her şey deyip kahrolması gerekenleri baş tacı ettiğimiz sürece kahrolacak tek şey bizleriz. Ama gene de kahrolsun kahrolması gerekenler! Kahrolmamak duasıyla…

 

24 Cemaziyelevvel 1445

Ömer Faruk Talan

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar